mimar sinankastamonupiriSİVASsyriamanastırsivas eskisuriyealayhan1500 piri
• İstanbul - Bala Süleyman Ağa Camii Rölöve-Restitüsyon-Restorasyon Projeleri

İSTANBUL - BALA SÜLEYMAN AĞA CAMİİ RÖLÖVE RESTİTÜSYON VE RESTORASYON PROJELERİ
Bala Süleyman Ağa Camisi, Silivrikapı'da, Tekke Maslağı Sokağına dik açıyla bağlanan Bala Tekkesi sokağının güneydoğu tarafında konumlanır. Külliyenin diğer yapıları yine bu sokakların cevresinde yer alır. İstanbul'un fethine katılmış Topçubaşı bala Süleyman Ağa 1453-1457 yılları arasında, külliyenin bulunduğu yerde kagir duvarlı, ahşap çatılı küçük bir mescit ile bir kuyu yaptırmış, ölümden sonra bu mescidin yanına gömülmüştür.

Bala Mescidi ve Tekkesi, Abdülaziz döneminde (1862-1863) II. Mahmud'un saraylılarından Sazkar Kalfa tarafından, Nakşibendiliğe bağlı bir tekkenin cami-tevhidhanesi olamak üzere , eskisinden daha büyük boyutlarda ve kubbeli olarak yeniden inşaa edilmiştir. Bu kapsamda cami-tevhidhaneye bitişik bir türbe ile harem dairesi, ayrıca derviş hücreleri, kagir ocaklı ve ahşap sundurmalı matbah , bir bab oda, kiler, birbirine bağlı tahtani yedi bab oda, üç abdesthane ve hela, kargir su haznesi gibi bir takım bölümlerin yaptırıldığı bilinmektedir.

19. yüzyılın ikinci yarısında yenilenerek bir tarikat külliyesine dönüşen yapı topluluğu yakın zamana kadar bostanlarla çevrelenmiş, dik açı ile kesişen iki sokağın çevresine yerleştirilmiştir. Bala Tekkesi sokağı'nın güneyinde tekkenin en önemli bölümlerini oluşturan ( camii-tevhidhane,türbe ve harem ) ana binayer almakta, birbiri ile bağlantılı olan bu bölümlerden türbe, her iki sokağa da cephe verirken,güneydoğudan bitişik camii-tevhidhane sadece Maslak sokağa cephe verir. Günümüzde mevcut olmayan harem kanadı ise Bala Tekkesi sokağına boyunca kuzeyde bulunmaktadır. Haremin arkasında geniş bir bahce, cami-tevhidhanenin arkasında hazire yer alır. Tekke Maslağı üzerinde, sonradan meskene dönüştürülmüş bir karakol ile Bala mektebi sıralanmaktadır.

Bala külliyesi'inde, yıkılmış bulunan harem bölümü hariç tutulursa,cami-tevhidhaneyi ve türbeyi barındıran ana yapı dört ayrı mekandan oluşmaktadır. Külliyeye Bala Tekkesi Sokak üzerindeki basık kemerli bir kapıyla girilir. Birbirini izleyen iki giriş bölümünden, ilki dikdörtgen planlı olan taşlık, beşgen planlı olan ikincisi ise camii-tevhidhanenin son cemaat yeri niteliğindedir. Cümle kapısının iki yanında ve bitişikteki türbenin cephelerinde aynı türde kemerlere sahip dökme demir şebekeli pencereler bulunur . Kapı, Abdülaziz'in tuğrasını içeren ve 1862-63 tarihini taşıyan, ta'lik hatlı manzum bir kitabe ile taçlandırılmıştır. Kitabenin üzerine, istiridye kabuğu, volüt ve rozet gibi motiflerin yanı sıra beyzi bir bir madolyon içinde 'maşallah'ibaresini içeren, kabartma bir tepelik konmuştur.

Giriş bölümünün güneybatı duvarında türbeye açılan kapı ile üç adet pencere sıralanır. Altı adet ahşap sandukayı barındıran türbe, düzgün olmayan bir plana sahiptir. Güneybatıdaki duyarın güney ucunda, türbenin duvarı ile birleştirilmiş olan, kare planlı minare kaidesi içeri doğru taşmakta, cephe de minare kaidesinin arka yüzünün hizasından, arada bir pencere bırakılarak cami-tevhidhanenin köşesine bağlanmaktadır. Türbenin ayrıca, dördü güneybatıya, üçü kuzeybatıya açılan toplam yedi adet penceresi vardır. Epeyce ağır müdahalede bulunulmuş ahşap tavanda, günümüzde, çıtaların oluşturduğu sekizgen yıldız biçimindeki bir göbekten ve koltuk silmelerinden başka bir bezeme görülmemektedir. Türbenin cephesinde, basık kemerli pencerelerle ahşap saçak arasında, son dönem Osmanlı hat sanatının önemli eserleri arasında yer alan ayet kuşağı uzanmaktadır.

Sekizgen prizma biçiminde bir gövde ile bunu örten bir kubbeden oluşan cami-tevhidhane, türbeden daha yüksek bir yapı olarak külliyenin dış görünümüne egemendir. Girişin karşısındaki kenarda mihrap, diğer kenarlarda birer büyük pencere ile birer yuvarlak tepe pencereli bir düzen kurgulanmıştır. Girişin iki yanındaki kenarlarda harem ve mahfilin üst kat ilişkileri nedeniyle tepe pencerelerinin yerini başka boyutlardaki bağlantı açıklıklarının almış olduğu yapı üzerindeki verilerden ve eski fotoğraflardan anlaşılmaktadır. Dışta saçak silmesinin hemen altında bu ilişkileri yapısal anlamda olanaklı kılan demir elemanlar görülmektedir. Mihrabın bulunduğu kenarın cephesine aynı boyutta ve türde bir sağır pencere ile tepe penceresinin yerine, yuvarlak bir madalyonun içinde,kelime-i tevhid yerleştirilmiştir.

Cepheler, köşelerden biraz içeri çekilmiş ve kalınlığı fazla olmayan, dörtgen kesitli pilastrlarla sınırlandırılmıştır. Pilastrlarm taban altı ve başlık üstü seviyesinden profilli bir silme yapıyı dolaşmaktadır. Bu çerçevenin içine yine profillerle yuvarlak kemerli bir alan tanımlanmış, bu kesime de soğan biçimli kemerleri olan yüksek pencereler ve üstlerinde yuvarlak pencereler yerleştirilmiştir. Yukarıda tanımlanan pilastrların taban kesiminde dolaşan profil ile duvarların zemine oturduğu kot arasında kalan yükselti binanın podyumu olarak algılanmaktadır.

Girişin hemen sağında bulunan pencere türbeye açılmakta ve bu iki mekan arasında, tarikat yapılarına özgü bir bağlantı kurmaktadır. Beyaz mermerden yapılmış mihrapta yer alan, mukarnası hatırlatan yaprak dizileriyle donatılmış pilastrlar, istiridye kabuğu biçimindeki kavsara, tam ortadaki üç adet kandil kabartması, üstte birbirini yatay silmeler, zikzaklı şeritler, "C" ve "S" kıvrımları ,girlandlardan ve çiçekli vazolardan oluşan tepeliK, geç devir Osmanlı eklektizmini yansıtan süsleme unsurlarıdır. Mihraba göre daha sade olan mermer mimberde,korkulukları süsleyen, "C" kıvrımları ile kuşatılmış porfirden beyzi kabaralar, kapıda ve köşk kısmında, renkli taştan silmelerle, iyon nizamında başlıkları bulunan sütunceler dikkati çeker. Mihrabın solundaki ikinci köşeye yerleştirilmiş olan ve sekizgen biçiminde bir kadehi andıran vaaz kürsüsünün korkuluklarında da mimberdekilerin eşi olan kabaralar görülür.

Sekizgen planlı gövdeden pandantiflerle, geniş bir silme takımının gerisinden başlayan, kubbe kasnağına geçilir. Kubbe yolu olarak bırakılan kesime, kasnakta köşe akslarında açılan pencerelerin birinden ulaşılır. 10.50 m. çapındaki kubbenin kalınlığı bu açıklık için ince denilebilecek boyutttadır.

Bütünüyle kesme taşla örülmüş olan minarenin kare tabanlı kaidesi, geç dönem minarelerinin pek çoğu gibi, kubbe eteğine kadar yükselmektedir. Pabuç kısmının yerini silmeli bir platform almıştır. Silindir biçimindeki gövde ve petek kısımlarında, onarımlarda uygulanan demir kenetler göze çarpmakta, kurşun kaplı konik ahşap külahın eteğinde girland kabartmaları bulunmaktadır.

Resimler

Bu sitede bulunan resimler telif hakları güvencesi altındadır. • İzin alınmadan kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz. 

Anı Anıtsal Yapıları Koruma Değerlendirme Ve Yapım  Mimarlık, Restorasyon A.Ş.
Adres:Aziziye Mahallesi Hava Sokak 24/8 Yukarı Ayrancı 06540 Çankaya/Ankara
Tel: 90 312 441 65 53 - Fax: 90 312 441 65 54

e-mail: anitsal@anitsal.com